Sık Sorulan Sorular

Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı Sık Sorulan Sorular

Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığına ilişkin olarak sıkça sorulan hususlar, dayanağını oluşturan mevzuat ile birlikte aşağıda ele alınmıştır. Cevaplar 5901 sayılı Kanun, 2010/139 sayılı Uygulama Yönetmeliği ve ilgili Cumhurbaşkanı Kararları ile TKGM, BDDK ve Göç İdaresi düzenlemelerine dayanmaktadır.

10Başlık
62+Soru
2026Mevzuat yılı

Başvuru Şartları ve Yatırım

7 soru

500.000 ABD doları veya Türk lirası ya da kabul edilen diğer döviz cinsinden karşılığıdır ve üç yıl süreyle tutulması gerekir. Bu tutar, 19 Eylül 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 106 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmiştir. Mevduatın, BDDK denetimine tabi bir bankada tutulması ve bankaca tutarın üç yıl süreyle blokede tutulacağını tevsik eden belgenin düzenlenmesi aranır. Üç yıllık süre blokaj tarihinden itibaren işler.

400.000 ABD dolarıdır ve bu tutar, satış bedeli veya sözleşme bedeli değil, yetkili kuruluşça düzenlenen ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü nezdinde kabul edilen değerleme raporundaki değer esas alınarak tespit edilir. Asgari tutar, 13 Mayıs 2022 tarihli 5554 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 250.000 ABD dolarından yükseltilmiştir. Taşınmaz, tapu devri tarihinden itibaren üç yıl süreyle satılamaz ve devredilemez; kısıtlama tapu kaydına şerh olarak işlenir. Tutarın tamamlanması bakımından birden fazla taşınmaz birleştirilebilir; bu hâlde her taşınmaz için ayrı değerleme ve ayrı şerh gerekir.

Asgari tutar ABD doları üzerinden belirlenmiştir. Türk lirası karşılığı yatırımlar, transfer tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuru esas alınarak değerlendirilir. Avro ve İngiliz sterlini cinsinden yatırımlar da bankaların uygulamasına göre kabul edilebilmektedir. Kripto varlıklar bu kapsamda kabul edilen bir araç değildir. Ayrıca 6 Ocak 2022 tarihli 5072 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, yatırıma konu döviz Merkez Bankası'na satılmakta ve blokede tutulan tutar Türk lirası olarak oluşmaktadır. Hangi para birimlerinin kabul edileceği, işlem öncesinde ilgili banka nezdinde ayrıca teyit edilir.

Hayır. Asgari tutarın tamamının tek bir banka nezdinde ve tek bir mevduat olarak tutulması aranır. Tutarın farklı bankalar arasında bölünmesi 106 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile aranan şartı karşılamaz ve Uygunluk Belgesi düzenlenmesi talebinin reddine yol açar.

Alınabilir. BDDK'dan faaliyet izni almış katılım bankaları nezdindeki katılma hesapları, mevduat bankalarındaki hesaplarla aynı düzenleyici çerçeveye tabi olarak başvuruya esas alınmaktadır. Bu hesaplarda getiri, faiz yerine kâr payı olarak gerçekleşir. Faizsiz bir yapı arayan müvekkiller bakımından bu husus dosyanın planlanmasında ayrıca değerlendirilir.

Taşınmazın 19 Eylül 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 106 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın yürürlüğe girmesinden sonra edinilmiş olması ve değerleme raporundaki değerin yürürlükteki asgari tutarı karşılaması hâlinde başvuru mümkündür. Gayrimenkul yolundaki 400.000 ABD doları tutarı ise daha sonra, 13 Mayıs 2022 tarihli 5554 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmiştir. Başvuru için tapu kaydına kısıtlama şerhinin işlenmesi gerekir. Anılan tarihten önce edinilmiş taşınmazlar bu kapsamda değerlendirilmemektedir.

2010/139 sayılı Uygulama Yönetmeliği'nin 20. maddesi başka yollar da öngörmektedir. Bunlar; Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca tespit edilecek devlet borçlanma araçlarının satın alınması, Sermaye Piyasası Kurulu'nca tespit edilecek gayrimenkul yatırım fonu veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının edinilmesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca tespit edilecek sabit sermaye yatırımının gerçekleştirilmesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca tespit edilecek sayıda kişiye istihdam sağlanması ve bireysel emeklilik sistemi kapsamında katkı payının sistemde tutulmasıdır. Bu yolların her birinde asgari tutar ve tutma süresi ilgili düzenlemede ayrıca belirlenmiştir. Uygulamada en çok kullanılan yollar banka mevduatı ile gayrimenkuldür.

Banka Mevduatı Yolu

6 soru

BDDK denetimine tabi mevduat bankaları ile katılım bankaları bu kapsamdadır. Belirleyici olan husus, ilgili bankanın bu başvuru yolu bakımından Uygunluk Belgesi sürecini yürütebilmesidir; her şube bu işlemlerde aynı uygulama tecrübesine sahip olmayabilmektedir. Hangi banka ile çalışılacağı, müvekkilin tercihi ile işlemin gerekleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Uygunluk Belgesi, yatırıma esas tutarın mevzuatta aranan şartlara uygun biçimde yatırıldığını ve üç yıl süreyle blokede tutulacağını tevsik eden ve BDDK nezdinde yürütülen süreç sonunda düzenlenen belgedir. Belge, vatandaşlık başvurusu dosyasının zorunlu ekidir; bu belge olmaksızın Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde başvuru işleme alınmamaktadır.

Faiz işler. 5072 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca yatırıma konu döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na satılmakta ve elde edilen Türk lirası tutar üç yıl süreyle blokede tutulmaktadır. Faiz, blokedeki Türk lirası tutar üzerinden işler; döviz bakiyesi üzerinden işleyen bir faiz söz konusu değildir. Faiz oranı değişken değildir: hesap sahibinin seçtiği 1, 3, 6 veya 12 aylık vade için sabitlenir ve vade sonunda o tarihte geçerli koşullarla yenilenir. Katılım bankalarındaki hesaplarda getiri kâr payı olarak gerçekleşir. Merkez Bankası, dönem boyunca Türk lirasındaki değer kaybına karşı anaparanın döviz cinsinden karşılığını güvence altına almaktadır. Blokaj yalnızca yatırıma esas anaparaya ilişkin olup, işleyen getiri hesap sözleşmesi çerçevesinde hesap sahibinin tasarrufundadır. Uygulanacak esaslar hesabın açılışında ilgili banka nezdinde teyit edilir.

Açılabilir. Hesap açılışı, usulüne uygun düzenlenmiş vekâletname kapsamında BDDK denetimine tabi bir banka nezdinde yürütülür ve bu aşama için müvekkilin Türkiye'de bulunması aranmaz. Bununla birlikte ikamet izni ve vatandaşlık başvurularının yapıldığı aşamalarda Türkiye'de bizzat bulunma yükümlülüğü devam etmektedir.

Blokaj tarihinden itibaren otuz altı ay dolduğunda bloke kaldırılır ve anapara ile işlemiş getiri üzerinde tasarruf serbest hâle gelir. Sürenin başlangıcı Cumhurbaşkanı Kararı tarihi değil, blokaj tarihidir; iki tarih arasında uygulamada bir yılı aşan fark bulunabilmektedir. Büro, sürenin dolmasından önce müvekkile bilgi verir ve talep hâlinde blokenin kaldırılması ile tutarın transferine ilişkin işlemlerde temsil sağlar.

Bulunur. Hesabın açılmasıyla birlikte müvekkile internet bankacılığı erişimi tanımlanır; bakiye ve işleyen getiri bu erişim üzerinden her zaman görüntülenebilir. Üç yıllık süre boyunca kısıtlı olan husus, yalnızca yatırıma esas anaparanın çekilmesidir.

Gayrimenkul Yolu

7 soru

Değerleme raporundaki değere göre tespit edilir. Satış bedeli, sözleşme bedeli veya bankanın kredi değerlemesi esas alınmaz. Rapor, yetkili değerleme kuruluşunca düzenlenir. Satış bedeli asgari tutarın üzerinde olsa dahi, rapordaki değerin bu tutarın altında kalması hâlinde taşınmaz başvuruya esas alınamaz. Bu nedenle değer tespiti, bağlayıcı bir sözleşme kurulmadan önce yapılmaktadır.

Taşınmazın Türk vatandaşından veya Türk hukukuna göre kurulmuş bir şirketten satın alınması aranmakta olup, iki yabancı gerçek kişi arasındaki devirler bu kapsamda değerlendirilmemektedir. Ayrıca daha önce başka bir başvuruya konu edilmiş bir taşınmaz yeniden başvuruya esas alınamaz; bu durum tapu kaydı üzerinden tespit edilebilmektedir. Satıcının sıfatı ve taşınmazın geçmişi, sözleşme kurulmadan önce incelenmesi gereken hususlardandır.

Tamamlanabilir. Bu hâlde her taşınmaz için ayrı değerleme raporu düzenlenmesi, her tapu kaydına ayrı kısıtlama şerhi işlenmesi ve toplam değerin asgari tutarı karşılaması aranır. Taşınmazların aynı ilde bulunması veya aynı nitelikte olması gerekmez.

Verilebilir. Tapu kaydına işlenen şerh satış ve devir yasağına ilişkindir; kullanım ve semere hakkını kısıtlamaz. Kira sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na uygun düzenlenmesi, sözleşmenin gerektiğinde yeminli tercümesinin bulunması ve kira gelirinin beyanı ile stopaj yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ayrıca değerlendirilir. Büro, kira ilişkisinin kurulmasında ve kiracı ile görüşmelerde müvekkili temsil eder.

Tapu devri tarihinden itibaren üç yıllık sürenin dolmasıyla, tapu kaydındaki kısıtlama şerhi başvuru üzerine Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından kaldırılır. Sürenin başlangıcı Cumhurbaşkanı Kararı tarihi değil, tapu devri tarihidir. Şerhin kaldırılmasının ardından taşınmaz üzerinde satış, devir ve ipotek tesisi dâhil tasarruf serbesttir. Büro, taşınmazın elden çıkarılması hâlinde tapu devri işlemlerinde hukuki temsil sağlamaktadır.

Taşınmaz değerleri konum, imar durumu, yapı niteliği ve genel piyasa koşullarına bağlı olarak değişmekte olup, dönem sonundaki değere ilişkin bir öngörüde bulunulmamaktadır. Büro, taşınmazın hukuki durumunun incelenmesi, sözleşme ilişkisinin kurulması ve tapu işlemleri bakımından temsil sağlar; yatırım getirisine ilişkin değerlendirme hukuki temsilin kapsamı dışındadır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 13/i maddesi, belirli şartların sağlanması hâlinde konut ve iş yeri teslimlerinde katma değer vergisi istisnası öngörmektedir. İstisnadan yararlanabilmek için bedelin yurt dışından getirilen döviz ile ödenmesi ve alıcının Türkiye'de yerleşik olmaması gibi şartlar aranmakta; ayrıca taşınmazın belirli bir süre elden çıkarılmaması öngörülmektedir. Şartların sağlanıp sağlanmadığı ve Vergi Dairesi'ne sunulacak belge dosyası dosya bazında değerlendirilir.

Başvuru Süreci

8 soru

Uygulamada iki ayrı süre söz konusudur ve bunlar farklı şeyleri ölçmektedir. Vatandaşlık başvurusunun sunulmasından karara kadar geçen süre olağan olarak dört ilâ altı aydır. Vekâletnamenin imzalanmasından sürecin tamamlanmasına kadar geçen süre ise olağan olarak dört ilâ altı aydır; bazı dosyalar vekâletnamenin imzalanmasından itibaren dört ilâ beş ayda tamamlanabilmekte olup bu, aralığın alt ucudur, olağan hâl değildir. İki süre arasındaki fark, başvurudan önceki aşamalardan kaynaklanır: vekâletnamenin düzenlenmesi ve tasdiki, müvekkile ait belgelerin temini ve tercümesi, gayrimenkul yolunda tapu devri ve Uygunluk Belgesi süreci. Başvuru sonrasındaki inceleme idarece yürütülür ve idarenin iş yüküne bağlıdır; avukatın denetiminde değildir ve bir tarih taahhüt edilemez.

Banka mevduatı yolunda ikamet izni başvurusu zorunlu bir aşamadır ve vatandaşlık başvurusundan önce yapılması gerekir. Gayrimenkul yolunda ise durum dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmektedir. Başvuru, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında İl Göç İdaresi Müdürlüğü nezdinde yapılır. Dosyanın hangi kapsamda yürütüleceği ilk görüşmede belirlenir.

Gerekir; uygulamada bu, yaklaşık bir haftalık tek bir ziyarete karşılık gelmektedir. İşlemlerin önemli bölümü, avukata verilmiş usulüne uygun düzenlenmiş vekâletname kapsamında yürütülebilir; vekâletnamenin düzenlenmesi de Türkiye'ye seyahati gerektirmez. Buna karşılık ikamet izni başvurusunun yapıldığı tarihte ve bundan yaklaşık dört ilâ beş iş günü sonra yapılan vatandaşlık başvurusu tarihinde müvekkilin Türkiye'de bizzat bulunması aranır; her iki aşamada biyometrik kayıt alınır. Vekâletname kapsamındaki temsil bu iki huzurda bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz ve bu husus planlama hatasına yol açmaması için ilk görüşmede açıkça belirtilir.

Vekâletname, avukata belirli işlemleri müvekkil adına yürütme yetkisi veren ve noter nezdinde düzenlenen belgedir. Vatandaşlık dosyalarında kapsam; vergi kimlik numarası tescili, banka nezdindeki işlemler, tapu işlemleri, ikamet izni ve vatandaşlık başvurularının yapılması ile idarî yazışmaların yürütülmesi gibi dosyanın gerektirdiği işlemlerle sınırlı olarak düzenlenir. Vekâletname bir temsil belgesidir; müvekkilin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini avukata devretmez. Vekâletname her zaman azledilebilir; azlin dosyanın yürüyen aşamalarına etkisi ayrıca değerlendirilir.

Vekâletnamenin Türk hukukunda geçerli sayılan bir usulle düzenlenmesi gerekir. Yurt dışındaki müvekkiller bakımından üç yol bulunmaktadır. Birincisi, Türkiye'ye yapılan bir ziyaret sırasında Türk noteri nezdinde düzenlenmesidir. İkincisi, müvekkilin bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğunda düzenlenmesidir; bu hâlde belge Türk kurumlarınca doğrudan kabul edilir ve ayrıca tasdik aranmaz. Üçüncüsü, yerel noter önünde düzenlenmesidir: ülke Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraf ise belge, yetkili makamca verilen apostil şerhi ile tamamlanır. Sözleşmeye taraf olmayan ülkelerde belge, noterin bağlı bulunduğu makamca tasdik edildikten sonra aynı ülkedeki Türk konsolosluğunca onaylanır; tasdik zinciri yurt dışında tamamlanır. Türkiye'de kullanım için yeminli tercüme ayrıca gerekir.

Vergi kimlik numarası, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen ve yabancı gerçek kişiler bakımından da düzenlenen numaradır. Banka hesabının açılması ve tapu işlemlerinin yapılabilmesi için bu numaranın önceden tescil edilmiş olması aranır. Bu nedenle tescil, dosyanın ilk işlemlerinden biri olarak vekâletname kapsamında yürütülür.

5901 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında eş ile on sekiz yaşından küçük çocuklar aynı başvuruya dâhil edilebilir ve bunun için ayrıca yatırım yapılması aranmaz. Başvuruya dâhil edilen her kişi bakımından kimlik, nüfus ve aile durumuna ilişkin belgelerin ayrıca temini, tasdiki ve yeminli tercümesi gerekir.

Başvurunun sunulmasının ardından ilgili birimlerce güvenlik ve arşiv araştırması yapılır. Bu araştırma, yatırım yoluyla yapılan başvurulara özgü olmayıp vatandaşlık başvurularının olağan bir aşamasıdır. Araştırma süresince başvurucudan ayrıca bir işlem yapması istenmez; kural olarak yalnızca nihai karar tebliğ edilir. Bu aşama, başvurudan karara kadar geçen dört ilâ altı aylık süre içinde yer alır ve süre idarece belirlenir.

Belgeler

6 soru

Olağan belge dosyası; geçerli pasaport, doğum kaydına ilişkin belge, medeni hâle ilişkin belge, başvuruya dâhil edilen çocuklara ait nüfus kayıtları, idarece belirlenen ölçülerde biyometrik fotoğraf, vergi kimlik numarası, mevduata ilişkin banka belgeleri, BDDK nezdinde düzenlenen Uygunluk Belgesi, ikamet izni belgesi ve idarece istenen başvuru formlarından oluşur. Yabancı belgelerin tasdik ve tercüme düzeni ayrıca gerekir. Dosya bazında ek belge istenebilmektedir.

Apostil, bir ülkede düzenlenen resmî belgenin başka bir ülkede kullanılabilmesi için düzenlendiği ülkenin yetkili makamınca verilen tasdik şerhidir. Dayanağı 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi olup Türkiye bu Sözleşme'ye taraftır. Yurt dışında düzenlenen doğum kaydı, adlî sicil kaydı ve evlilik belgesi gibi belgelerin Türkiye'de kabul edilebilmesi için apostil şerhi taşıması aranır. Sözleşmeye taraf olmayan ülkelerde ise farklı bir usul izlenir: belge önce düzenlendiği ülkede, noterin bağlı bulunduğu makamca tasdik edilir; ardından aynı ülkedeki Türk konsolosluğunca onaylanır. Bu zincir yurt dışında tamamlanır.

Zorunludur. Türkçe düzenlenmemiş belgelerin, noterlik nezdinde yetkili yeminli mütercim tarafından yapılmış tercümesi ve bu tercümenin noter tasdiki aranır. Yurt dışında yapılmış ve Türk noteri tasdikinden geçmemiş tercümeler idarece kabul edilmemektedir. Her tercümenin mütercimin kaydı ve tasdik şerhini taşıması gerekir.

Uygulamada tasdik ve tercüme işlemlerinin belirli bir süre içinde yapılmış olması aranmakta, biyometrik fotoğrafın güncel olması istenmektedir. Pasaportun, öngörülen karar tarihini aşan bir geçerlilik süresine sahip olması gerekir. Süreç içinde geçerliliğini yitiren belgeler yenilenir ve yeniden tercüme edilir. Belgelerin geçerliliği dosya süresince takip edilir.

Zorunludur. Hem ikamet izni hem de vatandaşlık başvurusu bakımından, uyrukluk ve ikamet ülkelerinden alınan adlî sicil kayıtları aranmakta; bu belgelerin tasdik edilmiş ve yeminli tercümesi yapılmış olması gerekmektedir. Belgenin hangi makamdan ve hangi usulle alınacağı ülkeye göre değişmektedir.

Yeminli tercüme, bir noterlik nezdinde yemin ederek kaydı yapılmış mütercim tarafından yapılan ve noter tarafından tasdik edilen tercümedir. Noter, tasdik ile mütercimin yetkisini ve tercümenin usulüne uygunluğunu onaylamış olur. İki dili bilen bir kişi veya tercüme bürosu tarafından yapılmış olmakla birlikte bu zinciri taşımayan tercümeler, kamu kurumları nezdinde bu işlemler bakımından kabul edilmemektedir.

Aile Bireyleri

5 soru

Kendiliğinden kazanmaz; başvuruya usulüne uygun biçimde dâhil edilmesi gerekir. 5901 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında eş, aynı başvuruya dâhil edilebilir ve bunun için ayrıca yatırım yapılması aranmaz. Eşin kendisine ait pasaport, evlilik belgesi ve biyometrik fotoğraf gibi belgeleri sunması; belgelerin tasdik ve tercüme düzeninin tamamlanması gerekir.

Başvuru tarihinde on sekiz yaşından küçük olan çocuklar başvuruya dâhil edilebilir. Süreç içinde on sekiz yaşını dolduran çocuklar bakımından belirleyici olan başvuru tarihindeki durumdur. On sekiz yaşını doldurmuş çocukların kendi adlarına ayrı başvuruda bulunmaları gerekir. Evlat edinilen çocuklar bakımından aranan belgeler daha kapsamlıdır.

Yürürlükteki düzenleme çerçevesinde başvuruya dâhil edilebilecek kişiler eş ile on sekiz yaşından küçük çocuklarla sınırlıdır; anne ve baba bu kapsamda değildir. Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen anne ve babanın kendi durumlarına uygun ayrı bir başvuru yolunu değerlendirmeleri gerekir.

Cumhurbaşkanı Kararı ile kazanılan Türk vatandaşlığı kişiye bağlıdır. Vatandaşlığın kazanılmasından sonra gerçekleşen boşanma, tarafların vatandaşlık durumunu kendiliğinden etkilemez. Yatırıma ilişkin üç yıllık tutma yükümlülüğü ise asıl başvurucu bakımından devam eder ve medeni hâldeki değişiklikten etkilenmez.

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca, Türk vatandaşı ana veya babadan doğan çocuk, doğum yeri neresi olursa olsun soy bağı yoluyla Türk vatandaşlığını kazanır. Bu kural, ana veya babanın vatandaşlığı hangi yolla kazandığından bağımsız olarak uygulanır.

Vergi

4 soru

Doğurmaz. Vergi mükellefiyeti ile vatandaşlık ayrı hukuki kavramlardır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 3. ve 4. maddeleri uyarınca Türkiye'de tam mükellefiyet, ikametgâhın Türkiye'de bulunması veya bir takvim yılı içinde devamlı olarak altı aydan fazla Türkiye'de oturulması ölçütlerine göre belirlenir. Türkiye'de yerleşmeyen kişiler bakımından yurt dışı kaynaklı gelirler kural olarak Türkiye'de vergilendirilmez; Türkiye kaynaklı gelirler ise mukimlik durumundan bağımsız olarak Türkiye'de vergilendirilir.

4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na mükerrer 20/D maddesi eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, Türkiye'ye yerleşerek tam mükellefiyet kazanan gerçek kişilerin yurt dışı kaynaklı kazanç ve iratları yirmi yıl süreyle gelir vergisinden istisnadır. İstisnadan yararlanabilmek için, yerleşilen tarihten önceki üç takvim yılında Türkiye'de ikametgâh ve vergi mükellefiyeti bulunmaması aranmakta olup, hüküm 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye'ye yerleşenler bakımından uygulanır. Uygulama esasları, 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 333 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenmiş olup, istisna kapsamındaki yurt dışı kaynaklı gelirler için beyanname verilmesi aranmamaktadır. Aynı düzenleme paketinde, şartları taşıyan kişiler bakımından veraset ve intikal vergisinde sabit oranlı bir uygulama da öngörülmüştür. Şartların sağlanıp sağlanmadığı dosya bazında değerlendirilir.

Vardır ve yukarıdaki düzenlemeden ayrı bir işlemdir. 30 Nisan 2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. Karar iki hükmü değiştirmektedir. Birincisi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 89. maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında, münhasıran yurt dışında yerleşik kişilere verilen mimarlık, mühendislik, yazılım, tasarım ve veri işleme gibi hizmetlerden elde edilen kazançlara uygulanan indirim, kazancın tamamını kapsayacak biçimde artırılmıştır; indirimden yararlanma, kazancın Türkiye'ye getirilmesi şartına bağlıdır. İkincisi, 193 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5520 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamındaki yurt dışı iştirak kazancı istisnasında aranan asgari iştirak payı eşiği indirilmiştir.

Bazı ülkelerin mevzuatı, vatandaşların yurt dışına yerleşmesi veya başka bir devlet vatandaşlığını kazanması hâlinde çıkış vergisi ya da benzeri yükümlülükler öngörmektedir. Bu husus ilgili ülkenin kendi vergi mevzuatına ilişkin olup büronun uygulama alanı dışındadır. Karar verilmeden önce ilgili ülkede yetkili bir meslek mensubundan görüş alınması gerekir.

Yükümlülükler ve Masraf Kalemleri

4 soru

Resmî harç ve masraflar mevzuatla belirlenmekte ve dönemsel olarak güncellenmektedir. Olağan kalemler; vatandaşlık başvurusuna ilişkin harçlar, ikamet izni başvuru ve belge bedelleri, pasaport harcı ve değerli kâğıt bedeli, noter işlemlerine ilişkin harç ve ücretler, yeminli tercüme giderleri ile gayrimenkul yolunda tapu devir harcı ve döner sermaye bedelidir. Dosyaya uygulanacak kalemler, başvuru tarihindeki mevzuata göre belirlenir.

Kapsam dosyanın gereklerine göre belirlenmekle birlikte, olağan olarak; vergi kimlik numarası tescili, banka nezdindeki hesap açılışı ve belge işlemleri, Uygunluk Belgesi sürecinin takibi, gayrimenkul yolunda tapu devri işlemleri, ikamet izni ve vatandaşlık başvurularının yapılması, İl Göç İdaresi Müdürlüğü ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü nezdindeki yazışmaların yürütülmesi, yeminli tercüme ve noter tasdiki işlemlerinin koordinasyonu ile karar sonrası nüfus ve pasaport işlemleri bu kapsamdadır.

Yatırıma esas tutarın transferi, ikamet izni için aranan sağlık sigortası, uyrukluk ülkesinde yapılacak noter ve tasdik işlemleri, yurt dışında düzenlenen belgelerin temini ile Türkiye'ye yapılacak ziyarete ilişkin seyahat ve konaklama düzeni müvekkilin yükümlülüğündedir. Bu kalemler, dosyanın kapsamı belirlenirken ilk görüşmede açıkça bildirilir.

Uygunluk Belgesi başvurusu veya tapu tescili anında tutarın tamamının yatırılmış olması aranır. Tutarın Türkiye'ye birden fazla transferle getirilmesi mümkün olmakla birlikte, Uygunluk Belgesi süreci ancak asgari tutarın tamamının yerinde olduğu tespit edildikten sonra yürütülebilir. Yürürlükteki düzenleme, tutarın taksitler hâlinde tamamlanmasına dayanan bir yapı öngörmemektedir.

Vatandaşlık Sonrası

7 soru

Türk pasaportu, yüzden fazla ülkeye vizesiz veya varışta vize ile giriş imkânı tanımaktadır. Vize rejimleri ilgili devletlerin kendi düzenlemelerine bağlı olup zaman içinde değişebilmektedir; güncel durumun seyahat öncesinde ilgili ülkenin temsilciliğinden teyit edilmesi gerekir. Schengen bölgesi ve Birleşik Krallık bakımından önceden vize alınması aranmaktadır. Türkiye Avrupa Birliği üyesi olmadığından, Türk vatandaşlığı Birlik içinde serbest dolaşım hakkı sağlamaz.

Türk vatandaşlığı, Türkiye'de ikamet etme, çalışma, işletme kurma, seçme ve seçilme ile kamu hizmetlerinden yararlanma bakımından diğer Türk vatandaşları ile aynı hakları sağlar. Vatandaşlığın kazanılmasından sonra Türkiye'de bulunma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Bulunmamaktadır. Vatandaşlığın korunması için Türkiye'de belirli bir süre bulunma şartı öngörülmemiştir. Vatandaşlığın kazanılmasından sonra devam eden tek yükümlülük, yatırıma ilişkin üç yıllık tutma süresidir.

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, vatandaşlığın yalan beyan veya vatandaşlığın kazanılmasında esaslı olan bir hususun gizlenmesi hâlinde iptaline ilişkin hükümler içermektedir; bu hükümler yatırım yoluyla kazanılan vatandaşlığa özgü olmayıp genel niteliktedir. Üç yıllık tutma süresinin dolmasından sonra yatırımın elden çıkarılması, tek başına vatandaşlığın kaybı sonucunu doğurmaz. Buna karşılık süre dolmadan yatırımın çözülmesi, başvurunun veya kazanılan statünün geçerliliği bakımından sonuç doğurur.

Vatandaşlık statüsü süreye bağlı değildir. Buna karşılık pasaport bir belge olarak süreye tabidir: yetişkinler için düzenlenen pasaportun geçerlilik süresi on yıl, çocuklar için düzenlenen pasaportlarda ise daha kısadır ve süresi dolan pasaportun yenilenmesi gerekir. Belgenin süresi ile statünün kendisi ayrı hususlardır.

Geçer. Türk vatandaşı ana veya babadan doğan çocuk, doğum yeri neresi olursa olsun soy bağı yoluyla Türk vatandaşlığını kazanır. Bu kural, vatandaşlığın hangi yolla kazanıldığından bağımsız olarak uygulanır.

Süre, gayrimenkul yolunda tapu devri tarihinden, banka mevduatı yolunda ise blokaj tarihinden itibaren işlemeye başlar. Cumhurbaşkanı Kararı tarihi başlangıç noktası değildir; iki tarih arasında uygulamada bir yılı aşan fark bulunabilmektedir. Sürenin dolmasından önce yatırımın çözülmesi, başvurunun reddi veya kazanılan statünün geçerliliği bakımından sonuç doğurur.

Büro ile Çalışma

8 soru

Uygulama 2019 yılından bu yana kesintisiz olarak yürütülmektedir. Dosyalar, İstanbul Barosu'na kayıtlı Avukat Abdulsamed Burak Turak tarafından bizzat yürütülür; kurum yazışmaları, vekâletname kapsamındaki işlemler ve müvekkil bilgilendirmesi aynı el tarafından yapılır. Müvekkil ile yazışma Türkçe, İngilizce, Arapça, Farsça, Urduca, Çince (Basitleştirilmiş ve Geleneksel), Rusça, İspanyolca ve Korece yürütülebilmektedir. Avukatlık ruhsatı ve baro kaydı, Türkiye Barolar Birliği ile İstanbul Barosu'nun kamuya açık levha kayıtlarından doğrulanabilir.

Vekâletname kapsamında; başvuru şartlarının değerlendirilmesi, vergi kimlik numarası tescili, banka nezdindeki hesap açılışı ve belge işlemleri, vekâletnamenin düzenlenmesi ve tasdik usulünün belirlenmesi, Uygunluk Belgesi sürecinin takibi, gayrimenkul yolunda hukuki inceleme ile tapu devri, İl Göç İdaresi Müdürlüğü nezdinde ikamet izni başvurusu, vatandaşlık başvurusunun yapılması ve takibi, biyometrik kayıt randevularının düzenlenmesi, yeminli tercüme ve noter tasdiki işlemlerinin koordinasyonu ile karar sonrası nüfus ve pasaport işlemleri yürütülür.

Müvekkil ile iletişim doğrudan Avukat Abdulsamed Burak Turak tarafından yürütülür; dosya bir aracı veya ara kademe üzerinden takip edilmez. Görüşmeler büroda veya çevrim içi yapılabilmekte; yazışma yukarıda belirtilen dillerde yürütülebilmektedir. Büro adresi Esentepe Mah. Talatpaşa Cad. No:5/1, Şişli / İstanbul olup, iletişim için info@turak.av.tr adresi kullanılmaktadır.

İlk görüşme, meselenin büronun çalışma alanına girip girmediğinin, başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığının ve dosyanın hangi kapsamda yürütülebileceğinin belirlenmesi amacıyla yapılır. Görüşmede uyrukluğa göre aranan belgeler, öngörülen süre, süreçte doğacak resmî yükümlülükler ve müvekkilin doğrudan yükümlülüğündeki hususlar ele alınır. Görüşme, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamındaki sır saklama yükümlülüğüne tabidir.

Ret gerekçesi idarece bildirildiğinde, gerekçe incelenerek izlenebilecek hukuki yollar değerlendirilir; bu, eksikliklerin giderilerek yeniden başvuru yapılması veya idarî yargı yoluna başvurulması biçiminde olabilir. Uygulamada retlerin başlıca sebepleri belge eksikliği ile başvuru sırasında bildirilmemiş hususlardır. Büro, bu risklerin başvurudan önce tespit edilmesi amacıyla dosyayı sunum öncesinde ayrıca inceler.

Gizlidir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca avukat, kendisine tevdi edilen veya avukatlık görevi dolayısıyla öğrendiği hususları açıklayamaz. Sır saklama avukatın şahsına bağlı bir meslekî yükümlülüktür; vekâlet ilişkisi sona erdikten sonra da devam eder ve ihlali baro nezdinde disiplin sorumluluğu doğurur. Müvekkile ait kişisel veriler ayrıca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerine tabi olup, saklama, erişim ve imha süreçleri anılan Kanun çerçevesinde yürütülür.

Büro; müvekkil adı, dosya içeriği, referans, görüş veya sonuç bilgisi yayımlamaz. Dosyaya ilişkin bilgi yalnızca kendi dosyası hakkında müvekkile açıklanır. Bu bir tanıtım tercihi değildir: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca avukatın sır saklama yükümlülüğü kanundan doğar, şahsına bağlıdır ve vekâlet ilişkisi sona erdikten sonra da devam eder. Kişisel veriler bakımından 6698 sayılı Kanun hükümleri ayrıca uygulanır. Bu bilgilerin sitede bulunmaması bir eksiklik değil, yükümlülüğün gereğidir.

Verilmez. Vatandaşlık başvuruları hakkında karar verme yetkisi idareye ait olup, vatandaşlık Cumhurbaşkanı Kararı ile kazanılır. Sonuç taahhüdünde bulunulması, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları bakımından da mümkün değildir. Büronun yükümlülüğü; başvuru şartlarının önceden değerlendirilmesi, dosyanın mevzuata uygun ve eksiksiz hazırlanması, idarî süreçlerin usulüne uygun yürütülmesi ve müvekkilin süreç boyunca bilgilendirilmesidir.

Bu sayfadaki bilgiler genel nitelikte olup hukuki görüş oluşturmaz. Yatırım yoluyla vatandaşlığa ilişkin mevzuat değişebilmektedir; yukarıdaki cevaplar 2026 yılı itibarıyla yürürlükteki düzenlemelere dayanmakta olup sonraki değişiklikleri yansıtmayabilir. Karar verilmeden önce dosyaya özgü hukuki değerlendirme alınması gerekir. Bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden büro sorumlu tutulamaz.

Her dosya kendi vakıalarına göre değerlendirilir

Bu sayfada yer alan cevaplar genel kuralları göstermektedir. Başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı; uyrukluk, fonun kaynağı, aile durumu ve belgelerin düzenlendiği ülkenin tasdik rejimine göre değişir. Bu hususlar ilk görüşmede dosya bazında ele alınır.