Çalışma alanı

Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı

Banka mevduatı veya taşınmaz edinimi yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması; dosya, ilk değerlendirmeden Cumhurbaşkanı kararına ve izleyen üç yıllık taahhüt süresine kadar İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat tarafından yürütülür.

Alanın kapsamı

Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı, büronun kuruluşundan bu yana esas çalışma alanını oluşturmakta ve 2019 yılından itibaren yürütülen dosyaların ağırlıklı kısmını meydana getirmektedir. Alanın temel hükmü, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi olup, anılan bent, Cumhurbaşkanınca belirlenen kapsam ve tutarda yatırım yapan yabancıların Türk vatandaşlığını istisnai yoldan kazanmasına imkân tanımaktadır. Yatırımın türleri ile aranan asgari tutarlar, 2010/139 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 20. maddesinde düzenlenmiştir.

Büroda yürütülen dosyaların hemen tamamı iki yol üzerinden ilerlemektedir. Birincisi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun denetimine tabi bir kuruluş nezdinde en az 500.000 ABD doları tutarında mevduatın bulundurulması ve bu tutarın üç yıl süreyle çekilmeyeceğine ilişkin blokaj taahhütnamesinin düzenlenmesidir. İkincisi, değeri 400.000 ABD dolarından az olmayan bir taşınmazın edinilmesi ve tapu kütüğüne üç yıl süreyle devir yasağı şerhinin işlenmesi suretiyle bu taşınmazın elde tutulmasıdır. Her iki yol da aynı hukuki sonuca ulaşmaktadır: başvuru sahibine, eşine ve karar tarihinde ergin olmayan çocuklarına Türk vatandaşlığı kazandıran Cumhurbaşkanı kararı.

Vekâlet ilişkisi, birbirinden bağımsız işlerin toplamı olarak değil, bütünlük taşıyan tek bir dosya olarak kurulmaktadır. Yıllar sonra incelenecek bir dosyanın, o incelemeye dayanacak biçimde teşkil edilmesi gerekir; dosyanın bu incelemeye dayanıp dayanmayacağını ise başlangıçta düzenlenen belgeler belirlemektedir. Müvekkilin sürecin her aşamasında Türkiye'de bulunamadığı hâllerde işlemler, noterde düzenlenen vekâletname kapsamında yürütülmekte; müvekkil, kendi banka hesabına ve kendi bankacılık ilişkisine doğrudan erişimini süreç boyunca muhafaza etmektedir.

Yürütülen işlemler

Herhangi bir taahhüde girilmeden önce uygunluk değerlendirmesi

Yapılması düşünülen yatırımın, aile durumunun ve belge düzeninin; 5901 sayılı Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile Yönetmelik'in 20. maddesi karşısında, herhangi bir ödeme yapılmadan önce incelenmesi.

Banka mevduatı yolu (500.000 ABD doları)

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun denetimine tabi bir kuruluş nezdinde mevduat dosyasının yürütülmesi ile üç yıllık sürenin başlangıcını teşkil eden blokaj taahhütnamesinin düzenlenmesi.

Taşınmaz yolu (400.000 ABD doları)

Tapu kaydı ve takyidat incelemesi, değerleme raporunun denetlenmesi, devir işleminin Tapu Müdürlüğü nezdinde yürütülmesi ve üç yıllık devir yasağı şerhinin tapu kütüğüne işlenmesi.

Değerleme raporunun incelenmesi

Başvurunun üzerine oturacağı değerleme raporunun bağımsız biçimde incelenmesi; 2024 yılında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleriyle getirilen, değerleme kuruluşunun idarece görevlendirilmesi usulünün gözetilmesi.

Uygunluk belgesi

Yatırımın mevzuatta aranan nitelikleri taşıdığını ortaya koyan ve vatandaşlık başvurusunun kendisine dayandığı uygunluk belgesinin yetkili idareden temini.

Yatırımcı ikamet izni (6458 sayılı Kanun m. 31/1-j)

Vatandaşlık başvurusunun aradığı ikamet izninin, olağan ikamet izni türleri yerine 6458 sayılı Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında alınması.

Vatandaşlık başvurusu ve takibi

Başvurunun Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde yapılması ve dosyanın Cumhurbaşkanı kararına kadar takibi.

Karardan sonrası ve izleyen üç yıl

Nüfus kütüğüne tescil, pasaport işlemleri, üç yıllık taahhüt süresinin işleyişi ile sona ermesi ve sürenin dolmasının ardından gündeme gelen vergi ve elden çıkarma meseleleri.

Olumsuz kararlar

Başvurunun reddi ile uygunluk belgesinin veya vatandaşlık kararının iptali yahut kaybettirilmesi hâllerinde, 5901 sayılı Kanun'un 31. ve 40. maddeleri çerçevesindeki hukuki durum ve idari yargı yoluna başvuru.

Dayanak mevzuat

Alanın temel mevzuatı 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu olup; anılan Kanun'un 10. maddesi kanunda belirtilen şartların taşınmasının kişiye vatandaşlığın kazanılması bakımından mutlak bir hak sağlamayacağını, 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi vatandaşlığın istisnai yoldan kazanılmasını, 31. ve 40. maddeleri ise iptal ve kaybettirme hâllerini düzenlemektedir. Yatırımın türleri ile asgari tutarlar, 2010/139 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ve 06.04.2010 tarihli 27544 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 20. maddesinde yer almaktadır. Yatırımcı ikamet izni bakımından 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 31. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, mevduatın tutulduğu kuruluşun denetim çerçevesi bakımından 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, değerleme ve tutarın tespiti bakımından ise Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 2024 tarihli genelgeleri uygulanır. Avukatın dosya dolayısıyla taşıdığı mesleki sorumluluk 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine tabidir.

Yabancılık unsuruna ilişkin hususlar

Uygulamada en sık yanlış anlaşılan husus üç yıllık süredir; bu sürenin başlangıcının açıkça belirtilmesinde yarar bulunmaktadır. Mevduat yolunda süre, banka nezdinde blokaj taahhütnamesinin imzalandığı tarihten; taşınmaz yolunda ise tapu siciline tescil edilen devir tarihinden itibaren işlemeye başlar. Süreyi Cumhurbaşkanı kararının tarihinden itibaren hesaplayan yatırımcı, sürenin sonuna beklediğinden daha geç ulaşacaktır. Mart 2024'ten bu yana taşınmaz yolunda değerleme kuruluşu taraflarca seçilmemekte, idarece görevlendirilmektedir; ayrıca tapuda gösterilen satış bedelinin, fiilen yapılan ödemelerin ve tespit edilen değerin her birinin aranan tutara ayrı ayrı ulaşması gerekmektedir. Bu sebeple, tapuda gösterilen bedelin fiilen ödenen bedelden ayrıştığı bir dosya aranan şartı karşılamamaktadır. Türkiye, vatandaşlarının başka bir devletin vatandaşlığını taşımasına izin vermektedir; diğer vatandaşlığın bu durumdan etkilenip etkilenmediği ise ilgili devletin hukukuna tabi bir mesele olup, o hukuk düzeninde çalışan meslektaşların değerlendirmesine aittir. Başvurular idare tarafından karara bağlanmakta olup, 5901 sayılı Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrası, kanunda belirtilen şartların taşınmasının kişiye vatandaşlığın kazanılması bakımından mutlak bir hak sağlamayacağını açıkça hükme bağlamaktadır.

Danışmanlık talebi

Dosyanızın hukuki durumunu değerlendirmek üzere büro ile ilk görüşme talebinde bulunabilirsiniz. Görüşme dokuz dilde yapılabilmektedir.