Gemi Adamının Ödenmeyen Ücreti: Türk Hukukunda Başvuru Yolları


Gemi adamının ücreti, karadaki işçi ücretinden farklı olarak yalnızca bir alacak hakkı değildir; kanun, bu alacağı geminin kendisi üzerinde ayrıcalıklı bir güvenceyle donatmıştır. Bu yazıda, ücreti ödenmeyen bir gemi adamının Türk hukukundaki başvuru yolları ana hatlarıyla ele alınmaktadır.

Ücret alacağının ayrıcalıklı niteliği

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, gemi adamlarına gemide çalıştırılmaları dolayısıyla ödenecek ücretlere ilişkin istem haklarını iki ayrı koruma rejimine birden almıştır.

Birincisi, bu alacak bir "deniz alacağı"dır (TTK m. 1352/1-o). Deniz alacağı sayılmanın pratik sonucu şudur: alacağın bu nitelikte olması, tek başına, geminin ihtiyaten haczi için yeterli sebeptir (TTK m. 1353/4). Alacaklının ayrıca bir haciz sebebini ispatlaması gerekmez.

İkincisi, aynı alacak sahibine "gemi alacaklısı hakkı" verir (TTK m. 1320/1-a). Gemi alacaklısı hakkı, gemi ve eklentisi üzerinde kanundan doğan bir rehin hakkıdır (TTK m. 1321). Bu rehnin iki güçlü özelliği vardır: gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilir (gemi el değiştirse, başka bir şirkete devredilse dahi rehin gemiyi izler) ve tescil edilmiş veya edilmemiş bütün rehin haklarından, gemi ipoteği dâhil, önce gelir (TTK m. 1323).

Önemli bir ayrıntı: kanun, alacağın geminin "malikine, kiracısına, yöneticisine veya işletenine" karşı doğmuş olmasını yeterli sayar. Yani gemi adamının iş sözleşmesini imzalayan şirket ile geminin maliki farklı kişiler olsa bile, gemi üzerindeki rehin güvencesi kural olarak etkilenmez. Denizcilik uygulamasında işveren, malik ve işletenin farklı ülkelerde kurulmuş farklı şirketler olması olağandır; kanun bu gerçekliği gözeterek gemi adamını sözleşmenin karşı tarafının kimliğinden bağımsız biçimde korur.

Gemiye ihtiyati haciz ve teminat muafiyeti

Ücreti ödenmeyen gemi adamının en etkili aracı, geminin ihtiyaten haczini istemektir. İhtiyati haciz geçici bir korumadır; amacı, dava veya icra takibi sonuçlanana kadar geminin (yani alacağın fiilî güvencesinin) Türk karasularından ayrılmasını önlemektir.

Bu başvuruda gemi adamı lehine üç önemli kolaylık vardır:

Yaklaşık ispat yeterlidir. Mahkemenin, alacağın varlığı ve parasal değeri hakkında kanaat edinmesi yeterlidir (TTK m. 1362); kesin ispat aranmaz. Yargı kararlarında; iş sözleşmesi, kaptan tarafından imzalanmış hizmet ve ayrılış belgeleri ile mürettebat listesi gibi belgelerin bu ölçüyü karşıladığı kabul edilmektedir. Kaptanın düzenlediği belgelerin donatanı bağlaması (TTK m. 1103–1104), bu belgelerin ispat gücünü ayrıca artırır.

Teminat yatırılmaz. Deniz alacaklarında ihtiyati haciz isteyen alacaklı kural olarak 10.000 Özel Çekme Hakkı tutarında teminat gösterir; ancak gemi adamı ücret alacaklıları bu yükümlülükten kanunen muaftır (TTK m. 1363/3). Kanunun gerekçesi bunu gemi adamlarının "sosyal konumları ve ekonomik durumları" ile açıklar.

Yetki bellidir. Türk bayraklı gemilerde ihtiyati haciz, geminin bulunduğu yer mahkemesinden veya sicil yeri mahkemesinden; yabancı bayraklı gemilerde yalnızca geminin bulunduğu yer mahkemesinden istenebilir (TTK m. 1354–1355). Bu yetki kesindir; sözleşmeyle değiştirilemez.

Süre: bir yıllık kural

Gemi alacaklısı hakkının verdiği kanuni rehin, gemi adamının gemiden ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmazsa düşer (TTK m. 1326). Alacağın kendisi daha uzun zamanaşımı sürelerine tabi olsa da, gemi üzerindeki ayrıcalıklı güvence bu bir yıllık süreye bağlıdır ve süre durmaz, kesilmez. Uygulamada bu, gemiden ayrılan bir gemi adamının vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme yaptırması gerektiği anlamına gelir.

Faiz ve para birimi

Denizcilikte ücretler çoğunlukla yabancı para üzerinden kararlaştırılır. Yabancı para alacaklarında faiz, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre, Devlet bankalarının o para birimiyle açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden yürütülür. Alacaklı, alacağının aynen yabancı para olarak veya fiilî ödeme günündeki kur üzerinden Türk lirası karşılığıyla ödenmesini isteyebilir (TBK m. 99).

Sık karşılaşılan durumlar

Uygulamada ücret uyuşmazlıkları çoğu zaman şu görünümlerde ortaya çıkar: son ay veya aylara ait ücretlerin hiç ödenmemesi; aylık ödemelerin sözleşmede yazılı tutarın altında yapılması; ödemelerin sözleşmedeki işveren yerine üçüncü şirketlerce yapılması ve muhatap belirsizliği yaratılması; gemi adamına sözleşme tutarının altında bir meblağın "kapanış" olarak kabul ettirilmeye çalışılması. Bu durumların her birinde banka kayıtları, sözleşme ve kaptan onaylı hizmet belgeleri birlikte değerlendirilerek belgeye dayalı bir hesap çıkarılması, sonraki her adımın temelini oluşturur.

Bir başka sık soru, işverence imzalatılmak istenen ibra (aklama) belgelerine ilişkindir. Türk hukukunda işçilik alacaklarına ilişkin ibranamenin geçerliliği sıkı şartlara bağlıdır (TBK m. 420): ibra sözleşmesi yazılı olmalı, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir aylık süre geçtikten sonra yapılmalı ve ödemenin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Bu şartları taşımayan ibra kayıtları (örneğin sözleşme metnine gömülü "itiraz edilmezse ibra edilmiş sayılır" tarzı klozlar) geçersizdir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut olaya ilişkin değerlendirme için bir avukata başvurulması gerekir.

Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Mevzuat ve idari uygulama değişebilir; yazı, gösterilen tarihteki durumu yansıtır. Meselenize özgü değerlendirme için doğrudan Avukat Abdulsamed Burak Turak ile görüşebilirsiniz.

Avukat Abdulsamed Burak Turak

Avukat Abdulsamed Burak Turak İstanbul Barosu'na kayıtlıdır. Yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye'deki şirket, gayrimenkul, bankacılık, vergi ve göç işlemlerinde hukuki temsil görevini yürütür. Dosyalar sorumlu avukat tarafından bizzat takip edilir.

Künyeyi görüntüleyin

Başka sorularınız var mı?

Sık sorulan sorular bölümünde, uygulamada en çok karşılaşılan başlıklara ilişkin cevaplar yer almaktadır.

Sık sorulan sorular

Sonraki adım

Danışmanlık talebi

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Meselenize uygulanacak hükümler, dosyanızın kendi koşullarına göre belirlenir. Danışmanlık talebinizi iletebilirsiniz.

İstanbul Barosu · Sorumlu avukat · Yazışmalar meslek sırrı kapsamındadır