Genel Çerçeve
Türkiye, yatırıma dayalı vatandaşlık kazanımını 2018 yılından bu yana kesintisiz olarak uygulamaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti'nde mukim yatırımcılar bakımından çerçeve, başvurucunun uyrukluğuna göre değil, yapılan yatırıma ve karşılanan şartlara göre belirlenir. Bu yazı, düzenlemenin 2026 itibarıyla durumunu ortaya koymakta ve Çin vatandaşı bir başvurucunun karar öncesinde incelemesi gereken hususları belirtmektedir.
Yazı genel hukuki bilgi niteliğindedir. Hukuki danışmanlık değildir ve herhangi bir kişinin somut durumuna ilişkin değildir. Ayrıca, Türk avukatlık uygulamasının kapsamı dışında kalan Çin Halk Cumhuriyeti hukukuna ilişkin bir değerlendirme içermez.
Çerçeve Çin Halk Cumhuriyeti Vatandaşlarına Açık mıdır?
Türk mevzuatı, yatırıma dayalı vatandaşlık bakımından uyrukluk esasına dayalı bir ayrım öngörmemektedir: uygunluk, yapılan yatırım ve karşılanan şartlarla belirlenir. Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşları da başvuruda bulunanlar arasındadır. Çerçeve, metni itibarıyla Çin vatandaşlarına kapalı değildir.
Somut bir dosyada uygunluk, tüm başvurucular bakımından geçerli olan genel şartlara tabidir: fon kaynağının belgelenmesi, Türk makamlarınca yürütülen güvenlik ve arşiv incelemesi ve kararın istisnai niteliği. Bu son husus aşağıda ele alınmaktadır.
Kanuni Dayanak: 5901 Sayılı Kanun'un 12. Maddesi
Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesine dayanır. Anılan madde, vatandaşlığa alınması ülke bakımından yararlı görülen yabancılara Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığının kazandırılmasına imkân tanır.
Yatırım türleri ve asgari eşikler, 5901 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in (2010/139) 20. maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemenin iki özelliği açıkça belirtilmelidir. Birincisi, karar istisnai niteliktedir: eşiğin karşılanması, değerlendirmeye alınma bakımından uygunluk doğurur; belirli bir sonuca hak kazandırmaz. İkincisi, başvurunun incelenmesi Türk kamu kurumları tarafından yürütülür ve süreler bu kurumların iş yüküne bağlıdır.
İki Temel Yatırım Yolu
Başvuruların çoğu iki yol üzerinden yapılmaktadır.
Banka Mevduatı Yolu (500.000 ABD doları)
Başvurucu, Türkiye'de faaliyet gösteren bankalarda asgari 500.000 ABD doları (veya muadili döviz) tutarında mevduatı, en az üç yıl çekmemek şartıyla tutabilir. Şarta uygunluk, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) nezdinde tespit edilir. Yatırıma konu döviz, Merkez Bankası'na satılarak Türk lirasına çevrilmekte ve Türk lirası karşılığı üç yıl süreyle blokede tutulmaktadır; faiz bu tutar üzerinden işler. Büro, bu yolda 2019 yılından bu yana dosya yürütmektedir.
Gayrimenkul Yolu (400.000 ABD doları)
Alternatif olarak başvurucu, asgari 400.000 ABD doları (veya muadili) değerinde taşınmaz edinebilir; tapu kütüğüne üç yıl süreyle satmama şerhi konulur. Üç yıllık elde tutma şartı her iki yolda da geçerli olup, mevduat yolunda blokaj tarihinden, gayrimenkul yolunda tapu devri tarihinden itibaren işler.
Aynı çerçevede başka yatırım türleri de öngörülmüştür — sabit sermaye yatırımı, devlet borçlanma araçları ve istihdam oluşturulması gibi; ancak Çin vatandaşı başvurucuların öncelikle incelediği yollar mevduat ve gayrimenkuldür.
Seyahat Erişimi
Uluslararası hareketli Çinli yatırımcılar bakımından sık gündeme gelen konulardan biri seyahat erişimidir. Üçüncü taraflarca yayımlanan 2026 verilerine göre Türk pasaportu, Çin Halk Cumhuriyeti pasaportuna kıyasla daha geniş bir ülke grubuna vizesiz veya kapıda vize ile giriş imkânı sağlamaktadır. Her iki belgenin kendine özgü erişim yapısı bulunmakta olup, hâlihazırda hiçbiri Schengen bölgesi, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri veya Kanada bakımından vizesiz giriş sağlamamaktadır.
Bu veriler üçüncü taraflarca yayımlanmakta, dönemsel olarak güncellenmekte ve ikili düzenlemelerdeki değişikliklere göre değişmektedir. Belirli bir ülkeye erişim esas alınarak karar verilecekse, seyahat tarihindeki güncel durumun teyit edilmesi gerekir. Burada genel eğilim belirtilmekte olup, herhangi bir ülkeye giriş bakımından bir taahhütte bulunulmamaktadır.
Vergilendirme: Çin–Türkiye Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması
Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye, gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına taraftır. Anlaşmanın işlevi, genel olarak, vergilendirme yetkisini iki devlet arasında paylaştırmak ve aynı gelirin iki kez vergilendirilmemesi için giderim mekanizmaları öngörmektir.
Mukimlik ve vergi yükümlülüğü, yalnızca uyrukluğa göre değil; kişinin nerede mukim olduğuna, gelirin nerede doğduğuna ve anlaşma ile her iki ülkenin iç mevzuatındaki hükümlere göre belirlenir. Türk vatandaşlığının kazanılması, kişinin vergisel durumunu tek başına belirlemez. Sermayenin veya ikametin taşınmasının vergisel sonuçlarını değerlendirenlerin, kendi durumlarına özgü görüş almaları gerekir. Büro, gerektiğinde vergi danışmanlarıyla eşgüdüm sağlar.
Çinli Yatırımcıların Türkiye'yi Değerlendirme Nedenleri
Hukuki çerçevenin ötesinde, dosyalarda gözlenen nedenler tutarlıdır:
- Seyahat — farklı bir erişim yapısına sahip bir seyahat belgesi.
- Yurt dışında bir konum — varlıkların tutulabileceği, menfaatlerin yapılandırılabileceği veya ikametin sürdürülebileceği yerleşik bir hukuk düzeni.
- Varlık dağılımı — servetin bir bölümünün farklı bir para birimi, taşınmaz piyasası ve hukuk sistemi içinde değerlendirilmesi.
- Eğitim ve aile — ailenin taşınmasını veya öğrenim planlarını destekleyen bir konum.
Bunlar meşru amaçlardır ve kişiden kişiye değişir; Türkiye'nin somut bir olayda bu amaçlara hizmet edip etmeyeceği, yatırımcının kendi durumuna bağlıdır.
Hukuki Temsilin İşlevi
Yatırıma dayalı vatandaşlık, birden fazla Türk kurumu nezdinde yürütülen belge ve usul ağırlıklı bir süreçtir. Hukuki temsilin işlevi; dosyanın doğru yapılandırılması, fon kaynağı ve tercüme gereklerinin usulüne uygun karşılanması ve bankacılık, tapu, vergi ve göç idaresi aşamalarının — müvekkilin bulunmadığı hâllerde vekâletname kapsamında — birlikte yürütülmesidir. Temsilin değiştiremeyeceği hususlar ise kararın istisnai niteliği ile kurumların belirlediği sürelerdir.
Bununla birlikte, ikamet izni başvurusu ile vatandaşlık başvurusu için başvurucunun Türkiye'de bizzat bulunması gerekir; iki başvuru arasında dört ilâ beş iş günü bulunur ve her iki aşamada biyometrik veri alınır. Uygulamada bu, yaklaşık bir haftalık tek bir seyahatle karşılanmaktadır. Sürecin tamamının Türkiye'ye gelinmeksizin yürütülmesi mümkün değildir.
Büro, bu alanda 2019 yılından bu yana dosya yürütmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı yatırım yoluyla Türk vatandaşlığına başvurabilir mi?
Evet. Türk mevzuatı uyrukluğa göre değil, yapılan yatırıma ve karşılanan şartlara göre belirlenmiştir; Çin vatandaşları da başvuranlar arasındadır. Her başvuru, fon kaynağı ve güvenlik incelemesine tabidir ve karar 5901 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca istisnai niteliktedir.
Asgari yatırım tutarları nedir?
Temel yollar, üç yıl süreyle tutulacak asgari 500.000 ABD doları tutarında banka mevduatı veya asgari 400.000 ABD doları değerinde taşınmazdır. Sabit sermaye, devlet borçlanma araçları ve istihdam oluşturulması gibi diğer yollar kendi şartlarına tabidir.
Üç yıllık elde tutma süresi nedir?
Her iki yolda da yatırıma esas değerin en az üç yıl elde tutulması gerekir; süre mevduatta blokaj tarihinden, gayrimenkulde tapu devri tarihinden itibaren işler. Mevduatta şarta uygunluk BDDK nezdinde tespit edilir; gayrimenkulde tapu kütüğüne satmama şerhi konulur.
Türk pasaportunun seyahat erişimi Çin pasaportuna göre nasıldır?
Yayımlanan 2026 verilerine göre Türk pasaportu, Çin pasaportuna kıyasla daha geniş bir ülke grubuna vizesiz veya kapıda vize ile giriş sağlamaktadır. Hâlihazırda hiçbiri Schengen bölgesi, Birleşik Krallık, ABD veya Kanada bakımından vizesiz giriş sağlamamaktadır. Veriler üçüncü taraflarca yayımlanmakta ve değişmektedir; güncel durum teyit edilmelidir.
Çin ile Türkiye arasında vergi anlaşması var mıdır?
Evet. İki devlet, gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına taraftır. Anlaşmanın somut bir kişiye etkisi, uyrukluğa değil mukimliğe ve gelirin niteliğine bağlıdır. Vergiye ilişkin görüş ayrıca alınmalıdır.
Süreç Çin'de bulunurken yürütülebilir mi?
İşlemlerin önemli bölümü vekâletname kapsamında yürütülebilir; ancak ikamet izni başvurusu ile vatandaşlık başvurusu için Türkiye'de bizzat bulunulması ve her iki aşamada biyometrik veri verilmesi gerekir. İki başvuru arasında dört ilâ beş iş günü bulunmakta olup, uygulamada yaklaşık bir haftalık tek bir seyahat yeterli olmaktadır.
Süreç ne kadar sürer?
İnceleme Türk kamu kurumları tarafından yürütülür ve iş yüküne bağlıdır. Uygulamada başvurunun sunulmasından karara 3–5 ay geçmektedir; vekâletnamenin düzenlenmesinden itibaren hesaplandığında toplam süre daha uzundur. Bu bir taahhüt değildir.
Eşik karşılandığında vatandaşlık kazanılması kesin midir?
Hayır. Eşiğin karşılanması yalnızca değerlendirmeye alınma bakımından uygunluk doğurur. Karar, 5901 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca istisnai nitelikte olup Türk makamlarına aittir.
Bu yazı Türk hukuku hakkında genel bilgi vermekte olup hukuki veya vergi danışmanlığı niteliği taşımaz. Somut durumun değerlendirilmesi, İstanbul Barosu'na kayıtlı Av. Abdulsamed Burak Turak ile yapılacak görüşmede mümkündür.
Sonraki adım
Danışmanlık talebi
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Meselenize uygulanacak hükümler, dosyanızın kendi koşullarına göre belirlenir. Danışmanlık talebinizi iletebilirsiniz.
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Mevzuat ve idari uygulama değişebilir; yazı, gösterilen tarihteki durumu yansıtır. Meselenize özgü değerlendirme için doğrudan Av. Abdulsamed Burak Turak ile görüşebilirsiniz.