
7582 sayılı Kanun · Yürürlükte
Yurt Dışı Kaynaklı Kazançlarda Yirmi Yıllık İstisna
4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na mükerrer 20/D maddesi eklenmiş; Türkiye'ye yerleşerek tam mükellefiyet kazanan gerçek kişilerin yurt dışı kaynaklı kazanç ve iratları yirmi yıl süreyle gelir vergisinden istisna tutulmuştur. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 333 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenmiştir. Bu sayfa, düzenlemenin kapsamını ve istisnadan yararlanma şartlarını özetlemektedir.
Yurt dışı kaynaklı kazançlara ilişkin yirmi yıllık istisna, 7582 sayılı Kanun ile 193 sayılı Kanun'a eklenen mükerrer 20/D maddesi uyarınca yürürlüktedir; uygulama esasları 333 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenmiştir. İstisnadan yararlanma şartlarının, özellikle yerleşme tarihinden önceki üç takvim yılında Türkiye'de yerleşik olmama şartının, sağlanıp sağlanmadığı, her dosyanın kendi maddi vakıalarına göre tespit edilir. Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; belirli bir kişinin durumuna ilişkin vergisel veya hukuki görüş oluşturmaz. Değerlendirme, Avukat Abdulsamed Burak Turak ile yapılacak görüşmede dosya bazında yapılır.
Kapsam ve Şartlar
İstisnadan Yararlanma Şartları
Türkiye'de tam mükellefiyet
İstisna, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 3. ve 4. maddeleri uyarınca Türkiye'de yerleşmiş sayılarak tam mükellefiyet kazanan gerçek kişiler bakımından uygulanır. Yerleşme; Türkiye'de ikametgâhın bulunması veya bir takvim yılı içinde devamlı olarak altı aydan fazla oturulması ölçütlerine göre belirlenir. Mükellefiyet uyrukluğa değil, bu ölçütlere bağlıdır.
İstisnanın konusu
193 sayılı Kanun'un mükerrer 20/D maddesi, yurt dışı kaynaklı kazanç ve iratları kapsamaktadır. 333 seri numaralı Genel Tebliğ uyarınca istisna kapsamındaki yurt dışı kaynaklı gelirler için Türkiye'de beyanname verilmesi aranmamaktadır. Türkiye kaynaklı gelirler ise genel hükümlere göre vergilendirilmeye devam eder.
Vatandaşlık ile ilişkisi
5901 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında kazanılan Türk vatandaşlığı, kendiliğinden vergi mükellefiyeti doğurmaz. Tam mükellefiyet ayrıca tesis edilmelidir. Türkiye'ye yerleşmeyi planlayan müvekkiller bakımından vatandaşlık ve mükellefiyet dosyaları birlikte değerlendirilmektedir.
Önceki dönemde yerleşik olmama şartı
İstisna, Türkiye'ye yerleşilen tarihten önceki üç takvim yılında Türkiye'de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişiler bakımından uygulanmakta olup, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye'ye yerleşenleri kapsamaktadır. Bu şartın sağlanıp sağlanmadığı, önceki yıllara ilişkin ikamet, seyahat ve mükellefiyet kayıtları üzerinden tespit edilir ve planlama yapılmadan önce ilk görüşmede değerlendirilir.
İlgili Alan
Yatırım Yoluyla Vatandaşlık
Türkiye'de tam mükellefiyet, Türk vatandaşlığına bağlı değildir; ikametgâh veya oturma süresi ölçütlerine göre tesis edilir. Bununla birlikte hem Türk vatandaşlığı hem de Türkiye'de mükellefiyet tesisi gündemde olan müvekkillerde, 5901 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamındaki başvuru yolları ile mükellefiyet dosyası tek bir vekâlet ilişkisi içinde birlikte yürütülmektedir.

Vergi Mükellefiyeti Danışmanlığı
Danışmanlık talebi: Avukat Abdulsamed Burak Turak
Mevcut mükellefiyet durumunuz, gelir yapınız ve Türkiye'ye yerleşme planınız ilk görüşmede ele alınır. Değerlendirme, mükerrer 20/D maddesinin aradığı şartlar karşısında dosya bazında yapılır.
Görüşmeler 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamındaki sır saklama yükümlülüğüne tabidir · Görüşme büroda veya çevrim içi yapılabilir